Kupada Bir Favoriye Daha Güle Güle

Grup maçlarında elenen Almanya’nın ardından kupada başka sürprizlerinde olup olmayacağıyla ilgili tartışmalar devam ederken, son 16 turu maçlarında önce Uruguay, Portekiz’i sonrasında ev sahibi Rusya’da İspanya’yı eleyerek, dün akşamın büyük sürprizine imza atmış oldu.

Karşılaşma öncesi kimsenin ihtimal bile vermediği Rusya takımının doğru savunma yapmaktan başka çaresi yoktu. Bunu da dile getirmiştik, ki bir duran top sonrası yedikleri golün hemen ardından toparlanıp beraberlik golünü buldular.

Sonrasında muhtemelen hem İspanya’nın oyun stiline hem de maça ısınınca bazı şeyler kendiliğinden oluverdi dersek yanılmış olmayız. İspanya’nın pas konusunda artık başka bir seviyede olması ve takımlarında bu pasları takip edip saga – sola kaymalarıyla dolu olan 90 dakikanın ardından önce maç uzatmaya sonrada penaltılar gitti.

Tabii burada tartışılması gereken bir konu var; o da tiki-taka diye adlandırılan bu pas trafiğinin de artık bir çözüm yolu olmadığını fazlasıyla görüyoruz. İyi kapanan ve boşluk vermeme konusunda başarılı olan takımlar bu işin formülünü çözmüş oluyorlar. İspanya’nın da dün oynanan karşılaşmada başına bu geldi. Takım olarak 1000 pasın üzerine çıkan İspanya, golün dışında neredeyse tek bir gol pozisyonu üretemeden bu karşılaşmayla beraber turnuvaya veda etti.  

Bir de bu işin başka bir mental boyutu var. O da savunma yapan takımlar çoğu zaman, ki böyle üst seviye karşılaşmalarda zihinsel olarak rakibe oranla çok daha yoğun olurlar; çünkü savunmak zorunda oldukları bir kaleleri vardır ve burayı teslim etmek istemezler. Bu da doğal olarak saldıran takıma bir güç durumu getirmiş olsa da savunan bundan daha avantajlı çıkar.

Uzatmalarda da kalesini doğru savunmayı başaran Rusya bu mentalitede giderek karşılaşmayı penaltıya götürmeyi başardı  ve yukarıda sözünü ettiğimiz güçle penalty atışlarında daha güçlü olduğu net bir şekilde belliydi. Bu üstünlüğü sahaya yansıtan Rusya, penaltılarla güçlü bir devi eleyip çeyrek finale kaldı. Şimdi çeyrek finalde rakibi Hırvatistan olacak ancak şunu belirtmekte fayda var; İspanya’ya göre Hırvatistan çok daha dişli bir takım, ki öyle olduklarını da gösterdiler.

Günün bir diğer karşılaşmasında da Hırvatistan ve Danimarka karşı karşıya geldiler. Bu karşılaşmada her ne kadar favori Hırvatlar olsa da kadro anlamında az biraz dengede olan bir durum vardı ancak bireysel anlamda önde olan taraf Hırvatlardı.

Karşılaşma oldukça erken bir golle başlasa da sonrasında yediği golü hemen çıkaran Hırvatistan eşitlik sayısını buldu ve maçı dengeledi. Asıl taktik savaşı ise bu süreçten sonra başladı. İki takım da birbirlerine o kadar doğru çalışmışlar ki, neredeyse geri kalan sürede ciddi pozisyonlar vermeden maçı bitirdiler. Maçın kırılma anı ise uzatmaların son dakikasında yaşandı ve belki de Danimarka orada turu geçen taraf oldu. En azından psikolojik üstünlükle. Modric’in harika pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Kramaric, gecenin kahramanı olan Schmeichel’ı da geçti ama Zanka’nın kale önünde yaptığı müdahale sonrası yerde kalınca hakem tereddüz penaltı noktasını gösterdi. Topun başına Modric geldi ancak vuruşunda yine Schmeichel başarılıydı ve takımını penaltılara götürdü. Penaltılarda da başarılı olsa dabu kez Hırvatistan kalecisi Subasic sahneye çıktı ve ipleri eline aldı. Sonul olarak Hırvatistan kazanmış oldu ancak iki kalecinin ortaya koyduğu performans ve konsantrasyon turnuvaya da damgasını vuracak cinsten oldu .

Mobil Bahis Siteleri 2018