Hırvatistan Türkiye Maçı

Rusya’da düzenlenecek olan Dünya Kupası Avrupa Elemeleri başladı. Avrupa Şampiyonası’nı unutan ülke takımları şimdi bu büyük organizasyonda yer almak için çaba gösterecek. Milli takım sıralamalarında üst seviyede olan favori ülkeler genelde kolay maçlar oynayacaklar. Yani şampiyonada muhtemelen tüm favoriler yer alacak. Son şampiyon Portekiz B Grubunda yer alıyor ve grubunda İsviçre, Macaristan, Letonya, Andorra ve Faroe Adaları bulunuyor. Yani Portekiz Rusya’da var !

Türkiye’nin de içinde bulunduğu Dünya Kupası 2018 Avrupa Elemeleri I Grubunda yarın 3 karşılaşma oynanacak. Grubun favorileri arasında yer alan İzlanda, Ukrayna’nın konuğu olurken, grubun zayıf takımı Kosova Finlandiya deplasmanında puan arayacak. Türkiye de Hırvatistan deplasmanından en az 1 puan çıkarmak için mücadele edecek.

Fransa’da düzenlenen Avrupa Şampiyonasında Hırvatlarla aynı grupta yer alan Türkiye, ilk maçını Paris’te oynamış ve kaybetmişti. Hırvatistan o karşılaşmada oyun olarak oldukça üstün bir performans sergilemiş ve maçı da oldukça rahat kazanmıştı. Özellikle Modric ve Perisic’in performansları o dönemde çok konuşulmuştu. O tarihten bu tarihe değişen bir şey olduğunu düşünmüyoruz ve yine bu ikili Hırvatların en kilit isimleri olacaklardır. Ön alanda iyi pres uygulayan ve kazandığı toplarla da hızlı hücuma çıkma konusunda ciddi işler yapan Hırvatlar maçın favorisi durumunda. Türkiye açısından pozitif olan durum ise, karşılaşmanın seyircisiz oynanacak olması. UEFA’dan ceza alan Hırvatistan takımı bu maç ve Kasım Ayı içerisinde oynayacağı grup maçında seyircisini göremeyecek. Bu durum Hırvatlar açısından biraz zor olacak. Çünkü Hırvatistan tıpkı Türkiye gibi bir coşku takımı ve taraftarlarıyla daha iyi işler yapabiliyorlar en azından yapma güçlerini daha da yukarılara tırmandırabiliyorlar. Seyircisiz oynanacak maçlarda takımın direncinde önemli bir azalma olacaktır ancak burada bu koşulları yaratacak olan ise Türkiye’nin sahada çizdiği performans olacak. Şu an takımın nasıl bir futbol sergileyeceğini tahmin etmek çok zor. Şampiyonadan beri performans bakımından sınıfta kalan Kırmızılı Beyazlılar hemen hemen her karşılaşmada farklı bir futbol anlayışı ile sahada çıkıyor. Bu durumda alınan skorlara yansıyor. Takımın saha içinde bir bütünlük kuramaması ve bunu kurmaya çalışırken de ciddi hatalar yapması zaten en çok eleştiri aldığı nokta. Takımın devamlı oynayan stoper hattı yok. Dörtlü savunma genelde formsuz oyuncular ve takımlarında o bölgede oynamayan oyunculardan kuruluyor. Orta sahada yer alan oyuncular da en az defans oyuncuları kadar formsuz ve isteksiz. Elle tutulabilecek tek bir yer hücum hattı ancak orayı besleyecek kanallarda problem olduğu için de, alınan sonuçlar bir işe yaramıyor. Başka bir konu da, Türkiye’de yaratıcı oyuncu eksikliğinin giderilememesi. Neredeyse 2002’den bu yana takıma Yıldıray Baştürk gibi bir isim gelmedi. Zaman zaman Arda Turan bu görevi üstlense de O da futbol kişiliği anlamında tam bir 10 numara değil. Bir dönem de Emre Belözoğlu ile bu pozisyona çözüm arandı ve o dönemde de Emre elinden geleni yaptı ancak O da Arda gibi tipik bir 10 numara oyuncusu değil. Defansif yönleri daha kuvvetli olan bir futbol karakteri var. Tam bir 10 numara bulunamadığı için de Türkiye’de yaratıcı orta saha genelde kanat oyuncularından devşirme oluyor. Bu devşirme meselesi de her daim tutmuyor ve çoğu zaman bozuluyor. Bir kanatta Volkan Şen diğer kanatta da Emre Mor ile bu işi çözmeye çalışan Terim’in oyunu ileriye taşımak adına yaptığı hamle oldukça geçerli ancak kanat adamlarını 3.bölgede pozisyona sokmazsanız, o zaman da tabela alamazsınız. Yaratıcı bir ayak oyunu sağ ve sol tarafa kaydıracağı gibi, bu oyuncuların da enerjilerini dengelemeleri için bir fırsat yaratacaktır. Bu eksiklik giderilmediği takdirde oynanan oyun da devşirme olacaktır. Muhtemelen Fatih Terim ve ekibi bu ara dönemde konuyu masaya yatırmışlardır ve nasıl bir sonuca geldiklerini yarın göreceğiz. Rusya maçında da bir kısmını gördük fakat hazırlık maçlarını burada bir ölçü gibi görmemek gerekiyor. Ortada ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir takım var. Orta saha ve defan dengesi burada çok önemli olacak. Bu kısımlardan yüksek verim alınamazsa Hırvatistan, sizin kalenizi düşürür. Yarın ortalama bir performansta bu yüzden işe yaramayacaktır. Hırvatistan Milli Takımı da, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kaos durumunu bildiği için, tüm denklemlerini ona göre ayarlamıştır. Evinde oynayacağı ilk maçı kesinlikle kaybetmek istemeyecektir. Türkiye’yi bu üç maçlık periyod da çok zor bir fikstür bekliyor. Hırvat maçından sonra evinde Ukrayna sonra da İzlanda deplasmanına gidecek. Bu yüzden hamlelerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Grubun bir diğer maçında Finlandiya evinde Kosova’yı ağırlayacak ve bu maçtan rahat bir galibiyet çıkaracaktır. Kosova’nın bu deplasman mücadelesinde direncinin çok yukarılarda olacağını düşünmüyoruz. Ukrayna ve İzlanda maçı ise, oynanacak olan ilk mücadeleler arasında grubun dengesini değiştirecek tek maç. İki takımın alacağı sonuç, diğer takımların oynayacakları 2. maça da etki edecektir. Ukrayna evinde kazanmak isteyecek ancak İzlanda çok önemli bir takım. Bunu şampiyonada gördük ve deplasman performansları da oldukça iyi. Bu yüzden yarın Ukrayna’nın işi hiç kolay olmayacak. İzlanda buradan 1 puanı alıp Ekim’de oynayacağı Finlandiya maçına daha rahat çıkmak isteyeceği için Ukrayna’ya kolay teslim olmayacaktır. Grubun genel senaryosunda Hırvatistan ve İzlanda başrolde olurlar.

Yarın G Grubu’nda da Arnavutluk Makedonya, İsrail İtalya ve İspanya Liechtenstein karşılaşmaları oynanacak. Burada da grubun favorileri İtalya ve İspanya olacaktır. Diğer takımı iç saha performansları belli edecek. İspanya ve evinde Makedonya’yı ağırlayacak olan Arnavutluk 3 puana kolay ulaşacaktır. Grubun kilit maçı ise İsrail ve İtalya arasında geçecek. D Grubunda da 3 karşılaşma oynanacak; Gürcistan Avusturya, Sırbistan İrlanda ve Galler Moldova. Galler ve Sırbistan’ın evinde oynayacakları maçlardan puan çıkarmaları olasılığı oldukça yüksek. Bu grupta Gürcistan Avusturya karşılaşması ise şimdilik dengesiz bir noktada duruyor. Gürcülerin sahaya nasıl bir motivasyonla çıkacakları ve ne yapacakları henüz belli değil ve bunu ancak yarından sonra konuşabiliriz.